Batman Barosu
Ana sayfa | Avukatlarımız | Konuk Defteri | İnsan Kaynakları | Linkler | Bilgi Edinme | Bize yazın
25.11.2008 Tarihli Basın Açıklaması
29.12.2008 Tarihli Basın Açıklaması
13.03.2009 Tarihli Basın Açıklaması
12.11.2009 Tarihli Basın Açıklaması
16.11.2009 Tarihli Basın Açıklaması
20.11.2009 Tarihli Basın Açıklaması
06.12.2009 Bölge Baroları Basın Açıklaması

 

"Hukukun amacı özgürlükleri kaldırmak veya kısıtlamak değil, onu korumak ve genişletmektir." John Locke
                                                                                                                                                           
BASINA VE KAMUOYUNA
 
Anayasanın 2’nci maddesinde “Cumhuriyetin nitelikleri” arasında sayılan hukuk devleti, ilkesi, bütün uygar demokratik rejimlerin temel özelliklerinden biridir. Hukuk devletinde egemen olması gereken hukuk, vatandaşlar için hukuk güvenliği sağlayan ve evrensel standartlarla uyumlu olan bir hukuktur.
 
Hukuk devleti, polis devletinin tersine, faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, yönetilenlere hukuki güvenceler sağlayan devlettir. Bir başka deyişle, hukuk devleti sadece yönetilenlerce uyulacak kurallar koyan devlet olmayıp aynı zamanda koyduğu hukuk kurallarıyla kendini de bağlı gören devlettir.
 
Polis devleti 17 ve 18 inci yüzyıllarda Kara Avrupası ülkelerindeki mutlakiyetçi rejimleri açıklamak için kullanılan bir kavramdır. Polis devleti kavramı, kamunun refahı ve selameti için her türlü önlemi alabilen, bu amaçla kişilerin hak ve özgürlüklerine alabildiğine müdahale edebilen, onlara külfetler yükleyebilen ve fakat tüm bunları yaparken idaresi hukuka bağlı olmayan bir devleti ifade etmek için kullanılıyordu.
 
Hukuk devleti olmanın olmazsa olmaz koşullarının başında; insan haysiyetini korumak, temel hak ve hürriyetleri gerçekleştirmek, adaleti ve hukuk güvenliğini sağlamak, Anayasa’da yer alan hak arama özgürlüğü, kanunlara, hukukun evrensel ilkelerine ve savunma haklarına saygı gelmektedir.
 
Mevcut hukuk kurallarını hukuk devleti ilkesini gerçekleştirmek iddiasıyla uygulayanlar büyük bir sorumluluk duygusuyla hareket etmek zorundadırlar. Kanun koymak ve değiştirmek TBMM’nin görevi olduğuna ve kanunlara uymak hukuk devletinin asli unsurlarından olduğuna göre kimse kanunların kendisine tanımadığı yetkiyi kullanamaz ve herkes amir hükümlere uymak zorundadır.
 
 
Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrasında kanunların bile üstünde olduğu belirtilen temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir metin olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin  başta 6. maddesi olmak üzere çeşitli hükümlerine aykırı, savunma makamını ve dolayısıyla insan haklarını hiçe sayan bu suretle Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlükler ve yasalara  aykırı, tutum ve davranışların hukuk devletinde himaye edilmesi olanaksızdır.
 
Dikkat edilecek olursa adli mercilere intikal etmiş herhangi bir somut olaya ilişkin açıklama yapmıyor ve dolayısıyla yargıyı etkilemeye çalışmıyor; herkesin görevini yaparken hukuki çerçevede hareket etmesi gerektiğini, hukuk dışılıkların sonuna kadar takipçisi olacağımızı gerekli girişimlerimizi yaptığımızı ve bundan sonra da yapacağımızı belirtiyoruz.
 
AYM’nin 12.12.1989 Tarih 1989/11 E. ve 1989/48 K. Sayılı Kararı (Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında benzer şekilde kararlar vermiştir.)
 
            Hukuk devletinin en önemli niteliğinden biri de “güvenilir” olmasıdır. Hukuk devleti, devletin bütün faaliyetlerinde hukukun egemen olduğu devlettir. Bu tür devlette de “Hukuk güvenliği”ni sağlayan bir düzenin kurulması asıldır. Devlet, görevlerini yerine getirirken, “Hukuk devleti” niteliğini yitirmemeli, hukukun uygar ülkelerinde kabul edilen temel ilkelerini sürekli göz önünde tutmalıdır.
 
            12 Kasım 2009 günü ilimizde yargının işleyişi ve meslektaşlarımızın karşılaştığı sorunlarla ilgili Baromuzca basın açıklaması yapılmıştır. Basın açıklamasının ardından bir soruşturma dosyasında gözaltına alınan şahısların en geç 24 saat içerisinde hakim karşısına çıkartılması gerektiği konusunda dosyada görevli müdafilerle birlikte, dosyada görevli savcının odasına gidilmiştir. Görüşme normal seyrinde devam ederken, Batman Cumhuriyet Başsavcısı tarafından savcının odasına girilerek odada bulunan avukatların kolundan çekiştirilerek “odayı terk edin, siz buraya baskına mı geldiniz? Odayı terk edin yoksa polis çağıracağım” şeklinde sözler sarfedilmiş ve polis çağrılarak avukatlar odadan çıkartılmaya çalışılmıştır. Yoğun tartışmaların ardından odada bulunan avukatlar tarafından adliyenin saygınlığının zedelenmemesi için polisin müdahalesine gerek bırakılmadan oda terk edilmiş ve bu konuda yasal mercilere gerekli başvuru yapılmıştır.
 
Olağanüstü hal döneminde dahi görevimizi yaparken hukuk tanımaz bu tür tavırlarla karşılaşmadığımızı ve bu kentte yaşayanların tabi olduğu kurallar itibariyle Türkiye’nin diğer tüm illerinden hiçbir farkının olmadığını ve bu sebeple uygulamanın da farksız olması gerektiğini hatırlatıyoruz. Bu vesileyle, çeşitli bahanelerle sınır tanımaz suistimaller kabul edilemez. 
 
            Yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlara karşı yapılan bu davranışı tasvip etmemiz ve sessiz kalmamız mümkün değildir. Herkes bilmelidir ki, makamlar saygınlığını yasalardan, halkından ve halk adına görev yapanlardan alır. Ünvanı ne olursa olsun, kimsenin kanundan almadığı bir yetkiyi kullanma, keyfi hareketlerle hukukun dışına çıkma lüksü bulunmamaktadır. Cumhuriyet Başsavcısının yasaya aykırı ve suç teşkil eden bir şekilde polis memurlarına emrederek avukatların odadan zorla çıkarılması için kolluğa güvenme gibi ilkel bir anlayışla hareket etmesi, açıkça hukuka aykırı bulunmaktadır. Savunma makamı temsilcilerine karşı tutum ve davranışlarında herkesin çok düşünerek hareket etmesi ve savunmanın konumunu iyice anlaması gerekmektedir. Herkesin söz ve davranışlarına azami dikkat etmesi ve işgal ettiği makam ne olursa olsun karşısına aldığı makamın SAVUNMA makamı olduğu gerçeğini görmesi gerekir. Burada avukatların üstünlüğü iddiasında olunmamakla birilikte, Avukatların C. Savcıları ile aynı statüde oldukları ve aksinin iddia edilemeyeceği hatırdan çıkarılmamalıdır. Hal böyleyken bir Avukatın C. Başsavcısını adliyeden dışarı attırmak için polise talimat vermesi ne kadar düşünülemeyecekse aynı şekilde hukuk devletinde C.Başsavcısının da haksız bir şekilde talimat vermesi düşünülemez. Demokratik açılımın yoğun bir şekilde tartışıldığı bu günlerde insanlar arasında ayrımcılık gözeten ve Türkiye’nin başka bir bölgesinde yapılması tasavvur bile edilemeyecek bu tip davranışların hukuk içerisinde yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle fiziksel olarak doğrudan avukatlara ve Batman Barosuna karşı yapılan bu saldırıyı kınıyor ve konuyu kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz.
 
 
 
                                                                                              Batman Barosu
Yazdyrylabilir Sayfa yazdırılabilir sayfa | Bu konuyu arkadaşına gönder arkadaşıma gönder
Adres: Adiye Binası Kat:1 BATMAN
Baro Tel:+90(488)213 95 52 | Fax:+90(488)213 95 52 | Email:bilgi@batmanbarosu.org.tr

Bu site, SDD tarafından yapılmıştır.
Bu sitenin içerik ve yer sağlayıcısı Batman Barosu'dur.
Ziyaretçi Sayısı